
GAZİANTEP MİLLETVEKİLİ MEHMET SARI "8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ" KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLADI
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünyada, kadınların eşitlik, kalkınma ve daha huzurlu yaşam özlemlerini ve isteklerini dile getirdikleri, birlik ve beraberlik günü olarak kutlanmaktadır.
Kadınlarımız eğitimden, sağlığa, yasama, yürütme ve yargıdan iş dünyasına kadar her alanda üstlendikleri görevleri başarıyla yerine getirerek modern Türkiye'nin simgesi ve Cumhuriyetin en büyük teminatıdır.
Dünyada ve ülkemizde, temel eğitim hizmetlerine erişim, kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı, toplumsal yaşama katılım, zorla evlilik, okumaz-yazmaz oran gibi birçok gösterge, kadınların ayrımcılık ve eşitsizlik gördüğünü ortaya koymaktadır. İlimizde ve ülkemizde kadının toplumsal refahını artırma, sorunlarını giderme ve toplumsal bilinçlendirmeye dönük önemli mesafe kat edilmiştir. Bu anlamda hedefimiz kadınlarımızın sosyal, siyasal ve ekonomik hayata daha fazla katılmalarının önündeki engelleri kaldırmak, maruz kaldıkları ayrımcılığın temelindeki eğitim sorunlarını, ekonomik zorlukları aşma noktasında onlara destek olmaktır. Bu yolda attığımız önemli adımlarla ciddi mesafeler kaydettik ilerleyen süreçte de bunun güzel sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle; bütün annelerimizin,bacılarımızın, kızlarımızın “Dünya Kadınlar Günü”nü kutluyor, bu vesile ile de selam ve saygılarımı sunuyorum.
----------------------------------------------------------------------------
NİZİP TİCARET ODASI 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLADI
8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle bir açıklama yapan Nizip Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet ÖZYURT‚ kadınların milli ve manevi değerlerin‚ kültür ve geleneklerin en önemli taşıyıcısı olduğunu belirterek‚ gelecek nesillerin yetiştirilmesinde emek ve katkılarının çok büyük olduğunu söyledi.
Ülkemizde, modern yaşamda kadının yerinin ve kimliğinin hak ettiği yerde olması için ilk çalışmaları Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk başlatmıştır. Türk Kadını Yüce Atatürk’ün önderliğinde hak ve özgürlük mücadelesinde erken yol kat etmiş, yaşamın her alanında kendisini göstermeye başlamıştır. Aile kurumunun temel taşı‚ değerlerimizin temsilcisi‚ taşıyıcısı ve koruyucusu olan kadınların‚ hayatın bütün alanlarına etkin bir şekilde katılmalarına imkân sağlayacak şartları hazırlamak‚ her tür ayrımcılığa karşı mücadele etmek‚ kadın erkek herkesin ortak sorumluluğudur.
Bu duygu ve düşüncelerle hayatın her anında varlıkları ile büyük onur ve gurur duyduğumuz, bizi biz yapma hedefinde yüreklerindeki sevgi ve şefkati hiçbir karşılık beklemeden veren kadınlarımızın, bu anlamlı günlerini kutluyor sağlık, başarı ve mutluluk diliyorum” dedi.
--------------------------------------------------------------------------------------------

NİZİP ÜLKÜ OCAKLARI 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜ KUTLADI
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tüm dünya emekçi kadınlarının kutladığı uluslararası bir gündür. Türkiye'deki sosyalist çevreler bu günü "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" adıyla kutlama taraftarıdırlar.1975 yılında Dünya Kadınlar Yılı'nı ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ı tüm kadınları için Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak[kaynak belirtilmeli] kutlanmaya başlandı. 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya başlandı.Kadına karşı şiddet ve 2007 itibariyle dünya geneli veriler şöyledir:
• Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
• Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
• Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar dolardır.
• Küresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.
• En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.
• Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir . Bu oran, 15 saniyede bir kız çocuğudur.
Ne hikmetse;günümüzde sadece belirli günlerde faaliyetlerde, kadınlarımız,analarımız,bacılarımız,kızlarımız,kadınlarımız hatırlanmasıdır.Halbuki yüce Allah bizlere onları emanet olarak vermiştir.Allah Resulü peygamberimiz buyuruyorlar ki; ‘cennet anaların ayakları altındadır’diye.Bu hadisten hareketle İslam dininin kadınlara
Verdiği önemi bir kez daha hatırlatmakta olduğu kanısındayım
Saudi Arabistan yarım adasında İslamdan önce cahaliye dönemi toplumlarında kız çocukları diri diri toprağa gömülürken,en kutsal olan yaşam hakları acımasızca ellerinden alınıyordu.Ancak İslamiyet geldikten sonra bu durumu şiddetle reddetmiş yasaklamıştır.Günümüze dönücek olursak halen cehaliye döneminin uzantıları halen görülmektedir.Örnek vericek olursak,ülkemizde,ilimizde
Kadınlarımız işkence edilerek öldürülmekte tacize ve tecavüze
Uğramaktadırlar.Ayrıca bütün bunların ötesinde kadınlarımız
Ulusal basında yapılan reklamların çoğunda cinsel obje olarak kullanılmakta uluslar arası yapılan bütün fuarlarda satılık mal gibi sergilenmektedirler.
Çözüm olarak ne yapılabilir? Sorulacak olunursa öncelikle
Kadınlarımızın kızlarımızın eğitimleri sosyoekonomik durumları,iş sorunları,çalışma hayatındaki yaşam koşullarının
Daha iyi düzenleme açısından hükümet tarafından projeler üretilmeli,sistemli çalışmalar yapılmalıdır.Ülkemizde aileden
Sorumlu bir devlet bakanımız olduğunu biliyor musunuz?
Malesef günümüzde mahkemelerde görülen davaların çoğunda
Aile içi şiddet,boşanmalar,çarpık ilişkiler,çocuk tacizleri,
Sosyoekonomik durumdan doğan kavgaların çoğunda vardır.
Yazımızın başında kaynaklardan aldığımız istatistik bilgiler
İçinde bulunduğumuz durumun vehametini ortaya koymakta.
Hepimizin üzerine düşen toplumsal temel mesele,yapacağımız
Ortak faaliyet öncelikli olarak aile içi eğitim ve öğretimdir.
NİZİP ÜLKÜ OCAKLARI BAŞKANI MEHMET ULUKUŞ