1977 yılının 10. ayında merhum Hüseyin Erbay’ın Başkanlığı döneminde Nizip Belediyesine işçi olarak alınan Hüseyin Kılıç daha sonra sırasıyla merhum Mustafa Kökmen, merhum Osman Sayın, Ömer Pekmez ve Merhum İbrahim Halil Sayın, ve son olarak 2 dönem ise Coşkun Özkaya ile birlikte görev aldığını belirterek yaşadığı dramı anlattı. 25 Yıllık Belediye İşçisi Kılıç, yıllarca emek vermesine rağmen kıdem tazminatının ödenmediğini söyledi. Bir günde 5 ayrı göreve gönderildiğini belirten Hüseyin Kılıç, kadrosunun sümen altı edilerek iptal edildiğini ve tüm bunlara rağmen çalışmak zorunda kaldığını söyledi. İçeride kalan haklarla birlikte kıdem tazminatının ödenmesi için birçok defa Dönemin Belediye Başkanına çıkarak durumunu izah ettiğini belirten Kılıç, bugün git yarın gel anlayışıyla kendisini oyaladıklarını söyledi. Yapılan haksızlıklara karşı geldiği için oradan oraya sürgün edildiğini belirten Hüseyin Kılıç, son olarak bir parka bekçi olarak verildiğini ancak dönemin İmar Müdürü Mehmet Aslan’ın bir yakınını parka göndermesiyle birlikte kendisinin de çöpe verildiğini söyledi. Son olarak işten taciz olduğunu ve bu nedenle emekli olduğunu belirten Hüseyin Kılıç, eğer sigortama güçleri yetseydi onu da elimden alacaklardı diyerek göz yaşlarını tutamadı. O dönemlerde emekliye ayrılan bir işçinin 100 milyon 200 milyon gibi kıdem tazminatını alabilmek için araya hatırlı kişiler sokulurdu diyen 25 Yıllık Belediye İşçisi Hüseyin Kılıç, hatta birçok emeklinin tazminat alamadan vefat ettiğini itiraf etti. Oysa şimdi Başkan Akdoğan’ın döneminde emekliye ayrılan bir Belediye işçisi kıdem tazminatını tek seferde ve hemen alıyor, ben onları gıptayla izliyorum diyerek duygularını paylaşan Kılıç, 6 Belediye Başkanıyla çalıştım ancak bu uygulamayı onlarda görmedim dedi. Hatta o dönemde emekliye ayrılan bir işletme şefinin kıdem tazminatı yerine bir arsa verildiğini, bununla kalmayıp sözleşme yapılarak yeniden işine devam ettiğini hatırlatan Kılıç, oysa benim Allah’tan korkmadan, kuldan utanmadan 25 yıllık kıdem tazminatımı yaktılar demek ki her şeye yetkileri vardı. Beni niye mahvettiler, diyerek bunların vicdansız olduğunu ifade etti. Dosyalarım Nizip Belediyesinde mevcut duruyor 1 lira para almadım diyen Kılıç, O dönem Bütün yetki Mehmet Aslan’ındı. Yaşadıklarımı da biliyor, Eğer isteseydi benim bu işimi çözerdi. Allah’a şükür hırsızlık yapmadım, alnım ak yüzüm açık. İşçilik yaptığım dönemlerde büyün işçi arkadaşlarım da şunu iyi biliyor ki bakkalın kasabın önünden geçemezdik, hakkımı gasp eden o insanları yüce Allah’ıma havale ediyorum diyen Kılıç, inanıyorum ki Nizip Halkı ve Nizip Belediyesi işçileri duyarlı davranacaktır dedi.